Kimi insanlarla rastlantıyla tanışırsınız ve yaşam birden şenlenir, ışıklanır. İşte Demet Işık böyledir. Yıllar önce bir panelde karşılaşmıştık, hoş bir sohbetimiz olmuştu, bir kaç gün sonra aradı:
Önceleri, “kitabımıza ağırlık verelim, masada sadece şarap, peynir, simit bulunsun” derken, Demet Hanımın ikramları öylesine çeşitlendi ki, şölen sofraları bile fakir kalırdı yanında. Neydi o kırmızı şarap eşliğinde sunulan, nar taneleriyle süslenmiş salatalar, peynir tabakları, çeşit çeşit börekler, zeytinyağlılar, özel soslu tavuklar, etler… Ardından çayla servis edilen pastalar, kurabiyeler, kimi zaman benim portakallı kekim…
Güncel konuların da ele alındığı sohbetlerimizde kimi zaman konuklar da ağırladık, Hilmi Yavuz, Gürsel Aytaç, Necla Aytür, sorularımız üzerine ilginç konuşmalar yaptılar.
Okuduğumuz kitaplardan bazıları sonradan gündeme oturdu, hatta dizi filme bile çekildi (Masumiyet Müzesi) benim çok etkilendiğim kitapları saymam gerekirse, Büyülü Dağ (Thomas Mann) Kapı (Magda Szabo) Gece Kelebeği (Haydar Karataş) Çılgın Palmiyeler (William Faulkner) Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar) Mor Salkımlı Ev (Halide Edip Adıvar) Bir Başka Düğün Gecesi (Erendiz Atasü) Vejetaryen (Han Kang) Swann’ların Tarafı (Marcel Proust) Lolita (Vladimir Nabokov) … Saymaktan vazgeçtim çünkü sayıları çok. Bu sonuncusunu (Lolita) okuduğumuzda henüz torun sahibi değildim, sonra kız torunlarımız doğdu. Nabokov kitabında erotizme dair ya da bel altı hiç sözcük kullanmadığını iddia etse de bir kez daha kızdım ona, hatta ondan ve kitabından buz gibi soğudum.
——Tozlu palmiyeler——
Çılgın Palmiyeler’i Feyzan’ın hastalandığı sırada Abu Dhabi’ye yanımda götürmüştüm (hastanede refakat edecektim) ağlamaklı olduğum anlar oldu, o anları Ünal Aytür’e yazdığım mektupta paylaştım, -sizin çevirinizdeki palmiyeler çılgın olsa da, buradakilerin tozla kaplı yaprakları kımıldamıyor bile- diye dert yandığımı anımsıyorum.
Bir ara Cumhuriyet gazetesinin Kitap Eki’ne kitaplarla ilgili yazılar yazıyordum, Erendiz Atasü ile son kitabı üzerine (Kadınlık ve Toplumsal Çalkantı) bir röportajımız da yayınlandı, kitap kulübümüzün benim kitaplara bakış açıma büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.
—-Madımak Davası——-
Geçenlerde sevgili Demet Işık’ı evinde ziyaret ettim, daldan dala bir sohbet yürüttük. Son günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in inisiyatifiyle adalete kavuşmadan kapanmış kimi dava dosyalarının yeniden açıldığını, anımsatarak, “Aydınların canına kast edilen Madımak olayının sağ kalan mağdurlarından birisiniz, tanıklığınız çok kıymetli, orada da adalet yerini bulmadı, sizce bu dava yeniden açılsa nasıl olur?” Diye sordum. Demet Hanım, “İyi olurdu tabii ama kendilerine zararı dokunabilir diye bunu istemeyebilirler” dedi. (*)
——Aziz Nesin’le suskun gün——
Sonra Uğur Mumcu’nun katledildiği günü konuştuk, Demet Hanım Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin Ankara yapılanması ve geçmiş dönem etkinlikleri önemli katkılarda bulunan isimlerdendi. Mumcu’nun toprağa verildiği sırada Cumhuriyet Gazetesinin Ankara Bürosunda çalışıyordum ve görev dağılımında bana büroda kalıp, haber akışını sağlama görevi verilmişti. Bir ara baktım hayran olduğum büyük yazar Aziz Nesin salona girdi, selamlaştık ama diyalogumuz o kadarla kaldı. Sık sık ikimiz de ayağa kalkıp pencereden dışardaki mahşeri kalabalığı izliyorduk, o soğuk yağmurlu günde insanlar Cumhuriyet Binasının önüne sel olup akmıştı. Selda Bağcan’ın sesinden çalınan “Uğurlar Olsun” şarkısı Ankara’yı çınlatıyordu. Demet Hanıma, “Aziz Nesin’in tüm kitaplarını çocukluğumdan bu yana neredeyse tümden hayranlıkla okuduğumu ama o gün nutkum tutulmuş gibi kendisiyle konuşamamaktan duyduğum pişmanlığı” anlattım, Demet Hanım, “Olsun o karşılaşmanın ve sessizce oturmanın da değeri vardır” dedi.
İşte Demet Hanımla Kitap Kulübümüzün çağrıştırdığı anılardan bir demet…
Bu yazıyı kitap kulübümüzün değerli üyelerinden on üç yıl önce yitirdiğimiz çok sevdiğim Mustafa Şerif Onaran’ı anarak, Bir Yalnızlık Geçiyor Canevimden şiirinden bir alıntıyla tamamlayayım:
…Demek beni unuttunuz öyle mi?
Bir yerlere gideyim bari…
Hayır unutmadık Sevgili Onaran, keşke gitmeseydiniz, Unutulmuş Şiirler kitabınız hep başucumda.
(*) Demet Işık’ın savcılık ifadesi;


Çok değerli bir insan. Çağdaş Yaşam Derneğinde topluma büyük katkıları oldu. Sağolsun Demet Işık.
YanıtlaSilNursuncuğum çok güzel konulara değinip,bizi bilgilediriyor ve ufkumuzu genişletiyorsun.Çok teşekkür ederiz.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim
SilDegerli Arkadasım, her biri düşünce dünyamızın kıymetlileri bu insanlarla olmak çok imrenilesi.
YanıtlaSilKeşke, sohbeti de tadından yenmez sohbetleriniz kitaplaşsa..🌳🌿