“İyilik için Adalet” başlıklı Türk Hukuk Çalıştayındaydık dün. Herhangi bir siyasi parti amblemi taşımayan kurultay ( aslında İyi Parti tarafından düzenlenmişti! ) ülkenin tam da şu anda gereksinim duyduğu konulara odaklanmıştı. Ayrı ayrı salonlarda gerçekleşen tüm oturumları aynı anda izlemek ne yazık ki mümkün değildi ama özellikle seçerek iki saat süresince izlediğim “ Üniter Devlet Yapısı ve Parlamenter Sistem ” oturumunda, üç profesör ( Ekrem Ali Akartürk, Süheyl Batum, Mustafa Çağatay Aslan ) ile gazeteci Taha Akyol ’un anlattıklarından hem çok etkilendim hem çok şey öğrendim. İki gün sürecek Çalıştay’da yapılan konuşmaların tamamı kayda geçti, yakında kitapçık olarak yayınlanacak, edinip okumayı iple çekiyorum. Kurultayın Selcan Taşçı tarafından yönetilen ilk oturumu, “Basın Özgürlüğü ve Dezenformasyon” başlığını taşıyordu, sevgili meslektaşlarım Mustafa Balbay , Deniz Zeyrek ve Murat Ağırel ile birlikteydik, dinlerken çok şey öğrendiğim ve büyük ke...
Ortalık toz duman, mutlak butlan kararıyla ülke siyasetine, ağır aksak da işlese Türk Tipi Demokrasimize resmen balyoz indirilmiş oldu, her kafadan bir ses çıkıyor. Bu tartışmalar sırasında eski defterler de birer birer açılıyor. Kendi deyimiyle seksenindeki Kemal Kılıçdaroğlu nasıl oldu da böyle kötü yazılmış bir senaryonun başrolünü kendisine yakıştırdı akıl almıyor. “ Neymiş bu koltuk sevdası yahu? ” dedirtiyor. Bir de CHP Genel Merkezinde kürsüye çıkıp halktan “ Fetöcüleri bilmeden içimize sokmuş oldum ” diyerek özür dilemedi mi? Kulaklarıma inanamadım. Neyse işte, benim de aklıma yıllar önce yaptığımız bir görüşmede Kılıçdaroğlu’nun bize söyledikleri geldi. ———Balyoz’daki çekingen tutumu——- Balyoz Davası nın ortalığı kasıp kavurduğu günlerdi. Sayısız subay, general, amiral Gölcük’te ele geçirilen “ sözde dijital deliller ”le “ hükümeti devirmeye teşebbüs ” suçundan yargılanıyordu, sonunda hepsi hapis cezalarına mahkum edildi. O dijital delillerin ...