Bu Blogda Ara

Fatih Altaylı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatih Altaylı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Kasım 28, 2023

Fatih Terim’den geceyarısı telefonları




Yeni bir oyuncak bulduk çok şükür, derdi tasayı, yaşadığımız zorlukları filan toptan unuttuk… 

-Sahi, ne oldu senin kira artışı? Uzlaştınız mı ev sahibiyle?

-Yok ya, adam Nuh diyor peygamber demiyor, tutturmuş -kiramı yüzde 80 artıracaksın- diye… Ben de -o zaman mahkemeye ver- deyip, kestirip attım, bakalım ne olacak… Bırak şimdi kirayı mirayı… Sen izliyor musun Fatih Terim Fonu (*) hikayesini?

-İzlemez miyim ayol? Her gece o kanal senin bu kanal benim, saatlerce zaplayıp duruyoruz valla…

-Biz de aynen… Bir eğleniyoruz ki… Kah mısır patlatıyoruz, kah kestane atıyoruz mangala… Hatta geçen gün bizde, Fatih Terim Fonu yayınları eşliğinde! Komşularla cips-bira buluşması bile yaptık, 10 kişiydik…

İşte böyle, bilmem sizin evde durumlar nasıl? Filistin’de yaşanan vahşet, çarşı pazarda arş-ı alaya tırmanan fiyatlar, Meral Hanımın partisinde yaşananlar (**), Kılıçdaroğlu-Özdağ gizli Protokolünün (***)  şoku  filan, bunları hep unuttuk, Fatih Terim Fonuyla yatıp Fatih Terim Fonuyla kalkıyoruz…

-E,  n’apalım yani? Zenginin malında gözümüz yok, bari çenemizi yoralım  biraz… Hem sen ne anlatacaktın? -Gece yarısı telefonu- filan diyordun?

-Valla ben bu Fatih Terim Fonu olayını pek çözemedim ama bi şey duydum, onu anlatacaktım 

-Söyle ya… Çatlatma bizi…

-Şimdi bu Seçil Hanım var ya… Hani yıllardır bankanın şube müdürü… Hani başta Arda olmak üzere futbolcuları filan dolandırdı… Fatih Terim Fonu adı altında 40 milyon dolara yakın para toplamış milletten… Üstelik de bu para buhar… İzine rastlayamadı kimse…

-Biliyoruz canım bunları, hem iyi de, Fatih Terim -benim bundan haberim yoktu- diyor?

-Valla orasını bilmem… Geçende bana çok sağlam bir kaynak anlattı… Fatih Terim her kuruşunun  hesabını yaparmış… -Fondan haberim yok filan- demesine bakma sen, kızı, damadı, hatta karısı bile,  kendi adıyla lanse edilen bir fona böyle büyük paralar yatırdıysa duymaz mı adının kullanıldığını? Bir telefon etmez mi ya bankanın genel müdürüne? Böyle böyle, benim adımla bir fon kurulmuş, milletten paralar toplanmış, aman bu işe el atın ama  benim alakam yok- diye?

-Evet ya,  telefon etmeliydi… Genel müdürün telefonu yoktu belki kendisinde?

-Saçmalama… Fatih Terim -kuruşun bile- hesabını tutarmış ya, kızının, damadının, karısının milyon dolarları riske girecek o sessiz kalacak öyle mi? En yakınındaki bir sürü futbolcudan para toplanacak, üstelik yıllardır dostluk sürdürdüğü, Bozcaada’daki evine bile misafirliğe gittiği, -kızım gibidir- dediği  bir banka şube müdiresi bu işleri yürütecek, hem de olaylardan haberi olmayacak öyle mi?

-Evet ya… Bu iddianamede bir tuhaflık var, sanki hazırlandığı andan itibaren gizli bir el dokunmuş da bazı isimleri içinden ayıklayıvermiş gibi…

-Neyse işte şimdi sıkı dur, bu olayı aydınlatacak bir bilgi vereceğim sana…

-Haydi ama artık çıkar şu baklayı ağzından…

-Bizim şu kredi kartları var ya… Hani bu pahalılıkta iki yakamız bir araya gelmediği için birinden kredi çekip diğerinin açığını kapattığımız kartlar…

-Evet ya, biliyoruz bunları, hadi anlat da çıldırtma insanı…

-İşte bazen gözümüzden kaçıyor hani, o kartların harcamalar dökümünde yıl sonunda  -kart işletim ücreti- diye bir kalem yer alır ya… İşte Fatih Bey o dökümleri her zaman inceden  inceye incelermiş ve o işletim ücretine rastladığı anda geceyarısı filan dinlemez, telefona sarılırmış, hem de öyle şef müdür filan değil, direkt genel müdürü ararmış, “Hakancığım yine geldi bana şu işletim ücreti,  sildiriver şunu bi zahmet…” diye…

-Aaaaaaa ciddi misin? Koskoca Fatih Terim?

-Evet ya… İşte sen karar ver artık, uçan kuştan, 200-300 liralık kart işletim ücretinden filan haberi olunca genel müdüre telefon edip sildiren Fatih Beyin bu fondan haberi var mıymış? Yok muymuş?

-Hımmm anladım… Akşam işiniz yoksa size gelelim, televizyon izleyelim mi? Bu defa cips de bira da bizden olsun…

(*)https://www.gunboyugazetesi.com.tr/fatih-terim-fonu-vurgunu-ozeti-unlu-futbolcularin-ne-kadar--tek-184224h.htm

https://www.veryansintv.com/fatih-terim-fonu-skandalinda-ikinci-ifade-ortaya-cikti-serumlu-tehdit-iddiasi/

(**)https://tr.euronews.com/2023/11/22/iyi-partide-ne-oluyor-milletvekili-dikbayir-kendisi-hakkinda-suc-duyurusu-yapti

(***) https://medyascope.tv/2023/11/23/umit-ozdag-kemal-kilicdaroglu-ile-imzaladigi-gizli-protokolu-belgelerini-yayimladi/

Perşembe, Eylül 10, 2020

Amiralim incirler nerde?


Saatlerce direksiyon sallayıp, yorgun argın Bodrum’dan  Ankara’ya dönmüştük, bavulları indir, aç, eşyaları yerine koy, erzakı ayıkla, buzdolabına yerleştir... Alel usul yemek hazırla, sofrayı topla, bulaşıkları hallet derken saat oldu bilmem kaç... 

BBC’deki sevdiğim diziyi (hararetle size de tavsiye ederim, Peder Brown) izleyeyim derken uyuya kalmışım, seslendiler :

-Burada uyuyup kalırsın, haydi yatağa...

Ankara serin, camlar açık, dışarıdan gelen böcek sesleri ninni gibi, oooh, ne güzel, tam uykuya dalarken, telefonumun ışığı yandı, acaba mesaj mı geldi? Ya önemli bir şeyse?


-Habertürk, Teke TEK’te, Fatih Altaylı’da amiral (*) var, açın...

Uykulu uykulu dinleyeyim derken amiral o şahin (!) anlatımıyla, “adalar meselesini, Yunan tarafının haksızlığına sessiz kalışımızı, Lozan’dan kaynaklanan haklarımızı enayi gibi öne sürmeyişimizi, bunca yıldır topraklarını genişletip duran Yunanlılara bir nota bile vermemiş oluşumuzu” öyle bir anlattı ki uyku muyku kalmadı, gözlerim faltaşı gibi açıldı... O her zaman üst perdeden konuşup duran Fatih Altaylı bile amiralin karşısında güvercine (!) döndü...

E, uyku gidince aldı beni düşünceler:

-Ya bu gidişin sonu sıcak çatışmaya varırsa? 

Ve onlarca varsayımı kafamda evirip çevirir oldum...
Oraya dön, buraya dön, yastığı kabart, biraz su iç... 

I-ıh, uyku gitti, geri gelmez artık...

O anda kafamda yanan ampül:

-Kale’den aldığımız incirler nerde?
-Hiç görmedim, oradan aldığımız kurutulmuş sebzeleri, hatta nar ekşisini filan dolaplara yerleştirdim ama incir mincir yoktu ortada...
-Ya şimdi bırak inciri, ya sıcak çatışmaya girersek Yunanlılarla?
-Amaaaan, girelim be... Hadlerini bildirmek lazım, zaten yılsonunda uçak gemimiz bile filoya katılacakmış... Hem de yerli yapım...
-Bırak şimdi uçak gemisini, incirler nerde? 

Haydaaa, uyku kaçıp gitti bir kere... 

-E o zaman kalk ara bakalım incirleri...

Zaten uyku Kaf Dağının ardına saklandı... 

Kalkıp salona geçip, buzdolabının bütün raflarını, sebzeliklerini filan kurcalarsın, incir filan yok... Belki antrededir deyip, oradaki torbaları elden geçirirsin, yok incirler...

-Aaa, Bodrum’da bir türlü bulamadığım tokyoları buldum...

-Ne tokyosu yahu? İncirler yok... Arabaya mı baksam?

-Amanin elektrikler gitti, dur fener nerde? Ayyyy ayağımı vurdum, amaninnnn küçük parmağım kırıldı zahir, bu nasıl bir acı?

-Ah şu amiralin yüzünden herşey... İncirler nerdeeeee? İmdaaaat...

(*) http://beyazgazete.com/biyografi/ali-deniz-kutluk-3293.html

Partili gazeteciler… Pravda…

Gazeteciler Cemiyetinin düzenlediği Medya Konferansının (*) i kinci gün  oturumları da ilginçti. “Gazeteci kimdir? ” Başta olmak üzere pek ç...