Ana içeriğe atla

Kayıtlar

camiler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Zübük (Kağnı Gölgesindeki İt)

- Aziz Nesin ’in “ Zübük ”  (*) romanını okumuş muydunuz? İ lk baskısı 1961 yılında yapılan bu eşsiz eser, günümüze değin tekrar tekrar basılmış, ikiyüz binin üzerinde okura ulaşmış.  -Yav, 90 milyonluk nüfusta 200 bin nedir ki? Diye soruyorsanız, bir zamanlar çok okuyan bir halktık, ne yazık ki şimdi bu noktalara geldik. E tabii, okul yıllarında hocalarımız okumamızı çok teşvik ederdi, okul kitaplıkları öğrenciyle dolup taşardı, okumak yeter mi? Hocalar yorum yapmamızı ister, hatta yılbaşı armağanı olarak  birbirimize sadece kitap vermemizi zorunlu kılardı, ben sıra arkadaşıma Zübük’ü armağan etmiştim.    Kadıköy    Rıhtımına yapılacak cami                                             Neyse işte, Zübük şimdilerde yeniden aklıma düştü, kitaplıktan çekip çıkarıp bir kez daha okumak istedim.  -Neden? diye sorarsanız, son günlerde yu...

“Cennetten gelen!” tatlı

  Bu resim (*) yıllar önce  İran’la savaş sırasında ölen askerlerin anısına yapılan “ Şehitler Anıtı ”nın önünde Bağdat’ta çekilmişti…  -Ne kadar zarif bir yapı değil mi? Gazeteciler aslında sürekli güncelin peşinde koşsalar da, olayların ötesinin de tanığıdır, sokaktaki adamdan farkları, gözlemlerini kayda geçirmeleridir. Şimdilerde artık neredeyse herkes sosyal medya kullandığı için “ zaman tanıklıkları ” iyiden iyiye yaygınlaştı, yani yaşananlar “silinmez” hale geldi. George Orwell’in unutulmaz romanı 1984’deki gibi (**)  eğer başımızdakiler! beğenmedikleri kimi olayları tarihten kazıyıp yok etmeye kalkışmazsa, bundan böyle, yaşanmışlıklar asla tarihin derinliklerine gömülüp gidemeyecek, ne hiyeroglifleri, ne çivi yazılarını çözmeye uğraşacağız, ne de kaybolup giden parşömenlere yazılı antik metinler için hayıflanacağız. “S avaşın eşiğindeki ” Bağdat’a 2 binli yıllarda art arda yaşanan krizler sırasında o kadar çok gidip gelmiştim ki, bir zamanlar “ Orta ...

Semiha Hanıma okul yaptırmak yakışırdı

Dikmen Vadisi , başkentin yeşillikler içinde, huzurla yaşanan semtlerinden biridir. Gelgelelim son zamanlarda bu vadiye bakan binalarda huzur kalmamış. Kiminle konuşsanız yeni yapılan “ Semiha Yıldırım Camii ”nin hoparlörlerinden yakınıyor: -Bizim yaşadığımız bölgede çok sayıda cami varken bir de bu eklendi. Acaba bunca camiye ihtiyaç var mıydı? Bunu sorduğunuz anda, alnınıza -dinsizlik- yaftası yapıştırılıyor... - Caminin yarattığı sorun nedir? - Minarelerdeki her yöne bakan sekizer hoparlörü görüyorsunuz... Sabah ezanı öyle bir başlıyor ki aman allah! böyle yüksek ses olamaz. Aynı anda bebekler ağlamaya başlıyor, çoluk çocuk, yaşlı genç, hepimiz ayağa fırlıyoruz... Kimsede ne uyku kalıyor ne huzur.  -Bu konuda şikayette bulundunuz mu? - Tabii ki... Çevredeki bütün binaların sakinleri olarak ortak imzayla Diyanet’e başvurduk ama, hoparlörden gelen sesi ölçmüşler, yüksek değil normalmiş. Anlayacağınız, bu cami hizmete girdiğinden bu yana, kimsede uyku durak filan kalmadı. ...