Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mehdi Zana ne diyordu? -Abdullah siyasetin dışında kalsın…”

Diyarbakır Belediye Başkanlığından 12 Eylül Darbesiyle alınıp hapsedilen, 86 yıllık yaşamı ya hücrede ya sürgünde geçen Kürt siyasetçi Mehdi Zana ’nın ölümü beni yıllar öncesine götürdü. Uzun yıllar İsveç ’te kaldıktan sonra Diyarbakır ’a döndüğü günlerde, yeni yerleştiği “kira evinde!” Zana ile konuşmuştum. Evi tamtakırdı, salonunda sadece bir kanepe ile duvara dayalı bir ütü tahtası vardı,  Zana kitaplarını, önemli evrakını ve mektuplarını o tahtanın üstüne istif etmişti, “Leyla gelsin evi düzenlesin, onu bekliyorum” diyordu. Ankara’da siyasetle haşır neşir Leyla Zana ile henüz buluşmamıştı, yorumu şuydu: -Leyla ile otuz yıllık evliliğimizin sadece beş yılı birlikte geçti, 14 yıl ben içerideydim, 11 yıl da o… Aslında evliliği hiç düşünmesem iyi olacaktı, belki o da aynı şekilde düşünüyordur. —-Abdullah karışmasın—— Dönemin Başbakanı olarak Recep Tayyip Erdoğan ’ın, “ Kürt sorunu benim sorunum ” diyerek Kürt realitesini tanıdığını ilk açıkladığı günlerdi, o sırada Abdull...

Gazeteci Tanıklıkları; Kürt Sorununa nasıl yaklaşılmış? Lozan gündemde miymiş? (2)

Bugün çözüm süreci görüşmelerinin önemli aktörleri arasında yer alan Kürt  siyasetçi Ahmet Türk, yıllardır soruna çözüm arıyor, geçmişte parti lideri olarak da süreçte aktif rol oynamıştı. Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da fitilini ateşlediği çözüm arayışı için ne demiş? Hangi görüşleri savunmuştu? Birer yıl arayla yaptığımız röportajlarda partinin eş başkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk  o günün koşullarını anlatıyor.  —-Ahmet Türk; Lozan bile unutuldu—- Ahmet Türk DTP Genel başkanı (Aralık 2005) Kürtler eski Kürtler değil, politize oldular kendi haklarını ve özgürlüklerini aramakta kararlılar, dolayısıyla Türkiye’de bir Kürt realitesi var.  20 milyon insan kendisini Kürt olarak tanımlıyor ve Kürtçe konuşuyor, bunların isteklerini görmezden gelirseniz sorunu çözemezsiniz. Biz çözüm için yıllardır uğraşıyoruz. Hatta 1923 tarihli Lozan antlaşmasının ilgili maddesinde (Adları anılmadan) bazı haklar (*)  zikredilmiş fakat Türk hükümetleri bu hakları bile ...

Külliye’ye içerden bakış: Erdoğan’a: “Sistem yürümedi, Türkiye’yi seçime götürmeli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  “Başdanışmanı” olarak Beştepe’de    7 yıl süreyle  görev yapan İlnur Çevik’le konuştuk. “ Bu sistem yürümedi ” diyen Çevik durumu, “Erdoğan’ın en kısa zamanda Türkiye’yi seçime götürüp sistemi rayına oturtması şart, eğer torunlarını şu kadarcık! bile seviyorsa bunu yapmalı, aksi halde eyvah! ” diye özetliyor.  DEM Parti ile yürütülen “çözüm süreci” için, ortada bir plan taslağı bulunmadığını savunan Çevik’e göre, her zamanki “Kervan Yolda Düzülür” mantığı yine ağır basıyor. …Acaba Külliye’de çalışma sistemi nasıl? Cumhurbaşkanı gündemini nasıl belirliyor? Yüksek İstişare Kurulu diye bir kurul var, orada ve  pek çok kişinin üye olarak yer aldığı diğer kurullarda neler görüşülüyor? Erdoğan, Atatürk ismini neden diline almak istemiyor?Beştepe’nin bodrumunda gerçekten tam teşekküllü bir hastane var mı?…  Gibi pek çok soru aklımı kurcalıyordu, “ İlnur Çevik nasılsa görevi bıraktı, artık belki konuşur ” diye düşün...

Ahmet Türk ve Kürt sorunu

Meslek yaşamımız Kürt sorununa dair her çeşit çözüm önerisini izleyip, dinlemekle, konuşmaları, röportajları kaleme almak, hatta ilgililerin yargılandığı duruşmalara katılmakla geçti. Apo’nun İtalyan makamları tarafından 1998 yılında Roma’da bir villada “misafir edilme”  sürecini izleyen gazetecilerden de  biriydim.   Elde ne var? Diye düşünüyorum: Diyarbakır, Van, Batman ziyaretleri, yakılan köyler, Kürt insanının talepleri, Ankara’nın kimi üstenci, kimi kucaklayıcı yanıtları, çözüm önerileri, girişimler, karşılıklı suçlamalar… Cumhurbaşkanından  sokaktaki adama, her taraftan, her fikirden isimlerle konuşmalar… Dünya örneklerini incelemeler…  -Kürtçe yasak mı değil mi?  - Televizyon Kanalında Kürtçe var ama okulda neden yok?   Soruları…  Kapatılan, yeniden kurulan, yeniden kapatılıp yeniden kurulan  siyasi partiler. Yıllarca “yüksek atlama barı” gibi ta yukarlarda tutulan seçim barajı, baraja takılan oylar, asıl sahibine gitmeyip, birin...