Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hamamböceği Sendromu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Savaşlar ve yaşattığı “anlar…” Büyükelçi Karaosmanoğlu, “İran’da rejim değişmez, iktidar değişir”

Komşudaki savaş sürüyor, iki çılgın lider Trump ve Netanyahu ’nun kafa kafaya verip İran’a yağdırdıkları dronları, füzeleri, bombalarıyla şu ana değin yüzlerce sivil öldü, İran’ın dini lideri Hamaney ailesiyle birlikte ortadan kaldırıldı, bir okula atılan bombayla yüz atmış beş (165) kız çocuğu katledildi… İşin kan donduran yanı, uluslararası örgütlere danışılmadan başlatılan bu savaşa dünyadan doğru dürüst bir tepki gelmemesi…  Şu sırada herkes atılan bombaları, yok edilen okulları, tarihi eserleri, çocukların cenaze törenini heyecanlı bir dizi filmmiş gibi ekranlardan izliyor… -O insanların yerine koyabiliyor muyuz kendimizi? -Ya sen? Diye soruyorsanız o çatışma bölgelerinde gazeteci olarak epey bulundum, başımızdan pek çok olay geçti. Bunların bazılarını Bağdat’ta, büyükelçi Selim Karaosmanoğlu ile yaşamıştık, kendisine   yıllar sonra rastladım, “Ooo merhaba Nursun Hanım” dedi ve ekledi: -Hani bana kitabınızı verecektiniz? Yıllar önce yazdığım Hamamböceği Sendromu...

Gökte ararken yerde buldum

Hem de bir arkadaş ziyaretinde karşıma çıkmasın mı? Daha önce de söz etmiştim, “ Min el Sima” dan, hani şu “ gökten gelen ” anlamı taşıyan tatlıdan… (*) Bağdat’a, Süleymaniye’ye, Erbil’e defalarca gidiş gelişlerim olmuştu. Savaş öncesi gerginlik sürerken oralarda haftalarca kalmış, Kuzey Irak’ta petrol kuyularının açılışına gitmiş, Saddam Hüseyin’in “oyların tamamını aldığı!” referandumu Süleymaniye’de izlemiştim, BM Genel Sekreterinin “arabuluculuk girişimi ”  ziyaretinde de Bağdat’taydım, işte o sırada  keşfetmiştim bu lokuma benzeyen tatlıyı… Uzun süredir o taraflara yolum düşmedi, gidenlere söyledim ama onlar da tedarik edemediler…  Aa, bu sabah bir arkadaş ziyaretinde masanın üzerindeki kutuyu farketmez miyim? Gözlerime inanamadım, arkadaşımdan izin isteyip bir kaç tanesini çantama koydum, o da demez mi? -Birisi getirdi ama  kimdi? Tatlı da pek benlik bir şey değil… Oysa benim için bir nostaljik bir mutluluktu “gökten gelen tatlıyı” ağzıma atmak, d...