Ana içeriğe atla

Hemingway ve altı parmaklı kedileri

 



Silahlara Veda, Çanlar Kimin İçin çalıyor? İhtiyar Balıkçı, Kadınsız Erkekler, Kilimanjaro’nun Karları ve daha pek çokları… Ne keyifliydi onları okumak.

Ernest Hemingway’in yıllarını geçirdiği, kitaplarının çoğunu kaleme aldığı Key West’deki evdeyiz, karısı Pauline, ve altı parmaklı! kedisi Snow White ile bu evde uzun bir yaşam sürdürmüş. Şu anda evde altmış (60) kedi yaşıyor, Hemingway’in yatağında, çalışma masasında, koltuğunda, banyosunda keyif sürüyorlar, her doğan kediye ünlülerin isimleri konuyormuş , kitaplıkta uyuklayan  Rock Hudson’u okşadım, altı parmaklıydı gerçekten, söylenene göre uğur getirirmiş, du bakali😂 



“Gittin ya oralara, daa ne olsun?” Diyen olabilir, altı parmaklı bi kedi bulup sevsinler, buralara gelsinler inşallah😊



Evde incelenmeye değer pek çok unsur vardı, en çok banyosundaki dantel perdeler dikkatimi çekti. Kim örmüştü onları acaba?

Evin önündeki havuza Hemingway bütün parasını dökmüş, 20 bin dolara mal olan havuz için “cebimdeki son kuruşu da harcadım” diyormuş, hatta son kuruşunu (penny) havuz yapılırken çimentosuna fırlatmış. O yıllarda K West’te su sıkıntısı yaşanıyormuş, havuza denizden boru döşenip deniz suyu getirtilmiş. 







Hemingway, 1. Dünya Savaşında gazetecilik  de yapmış, yaralanmış, kendisini tedavi eden hemşireye aşık olmuş, evlenmiş, kadınlara düşkünlüğü (dört evliliği ve pek çok sevgilisi kayda geçmiş) biliniyor. Çok içki içermiş, yaşamının son yıllarında depresyona girmiş, Mayo Klinikte defalarca psikiyatrik tedavi (elektroşok bile yapılmış) görmüş, artık yazamaz olmuş, sonunda kendi silahıyla intihar etmiş.



Hemingway’in evini gezip, kendisine Pulitzer ve Nobel ödüllerini getiren portatif daktilosunu okşarken aklımdan bu dağdağalı yaşamı geçti. Kimi zaman yaşam, insanoğluna ne verirse versin mutlu edemiyor diye düşündüm.

https://www.hemingwayhome.com/our-cats


Yorumlar

  1. Yazık etmiş kendisine,bu değerli bilgileri bize aktardığın için teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bi yazı olmuş kaleminize sağlık teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Sen yaz Nursun okumaya hazır biri ve birileri hatta onlarca ve yüzlerce kişi sayı giderek artar varlar. Ben de onlardan biriyim çocukluğumuz aynı sokaklarda sen annen ve babanla birlikte bizse Atatürk Lisesi pansiyonu da

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çooook teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Rica etsem isminizi yazar mısınız?
      Nursun Erel

      Sil
  4. Cok az insana nasip olacak yeteneklere sahip olan dünya capinda bir yazarin garip zaaflari ve sectigi sira disi yasam tarzini anlamak zor olsada okuyuculari onu cok sevmis ama bunun ona yetmemis olmasi Üzücü. Size iyi tatiller . Deniz W.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Jackie, kanlı tayyör ve Kennedy suikastı

Koyu ela gizemli bakışlar, yumuşacık kulağa fısıldar gibi ses tonu ( hele Fransızca diksiyonu !), parlak gür saçlar, yaşama, aileye, dostlara, sanata ve estetiğe adanmışlık...  Oleg Cassini (*) imzası taşıyan zarif giyim stili ve Tiffany’s den “kiralanan” (*) görkemli mücevherleriyle muhteşem bir First Lady’nin Beyaz Saray salonlarında üç yıl boyunca, zarif ve ışıldayan salınışı. Evet evet, Jacqueline Bouvier Kennedy ’den söz ediyorum. Amerika’nın 35. Başkanı John Kennedy ’nin Beyaz Saraya taşıdığı, “ gelmiş geçmiş en muhteşem ve unutulmaz ‘First Lady’den.”   Mutluluklarını taçlandıran iki güzel çocukları, Caroline ve John JR da unutulmamalı!”  Beyaz Saray'da Kennedy'leri tanımlayan Camelot süreci, hem büyük mutlulukları hem de gizlenen hüzünleri barındırmıştı içinde. Küçük John'un, Başkan Kennedy Oval Ofis'te çalışırken masasının altına saklanışını gösteren kadar sevimli bir Beyaz Saray fotoğrafı var mıdır acaba?   Bu gözyaşartıcı tablo, Dallas’...

Mutluluğun resmi ve bir ada öyküsü…

Babaannemin Güllü Masalları ’nın sayfalarını bu kez Büyükada ’daki Taş Mektep ’te açıyoruz.  Büyükada’nın “ asırlık ” kitabevi  Ksidas ’ın öncülüğünde, Adalar Belediyesi ’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek buluşmada, oğlum Ali Erel ’in eşi, sevgili gelinim Seda Bakan ile çocuklara, kitaplara ve yaşama dair konuşacağız. Beni çok sevindiren bu program öncesinde sizlere paylaşmak istediğim bir “ada öyküsü” var: Oğlum Ali Erel dört yaşındaydı, Heybeliada ’da tatildeydik, bir gün İstanbul ’a gitmek üzere vapura bindik ve kitabımın 112. Sayfasındaki “ Vapura Biniyoruz” başlığıyla dile gelen olayı aynen yaşadık.  Harika Kitap ’tan çıkan masal kitabım için pek çok kez dile getirdim, Esra Özek ’in sihirli fırçasıyla renklenip canlanan masalların hepsi benim çocukluğumda başıma gelen  ya da çocuklarımla yaşadığım olaylardan kaynaklı. Çocuklar için kaleme aldığım bu masallar için anne babalardan gelen şu sözler ise doğrusu çok hoşuma gidiyor: - Bizleri de çocukluğumuz...

Osmanlı Mutfağından bir tarifle Olcay Baykal’ı anmak

12 Eylül sürecinde haber peşinde koşarken olağanüstü çaba harcıyorduk, askeri kaynaklardan bilgi almak aslanın ağzındaydı, güç bela edinilen bilgilerle haber yapmak ise kimi zaman ağır bedel ödetiyordu. Askeri yönetimin hoşlanmadığı haberler için gazeteler sıkıyönetim komutanlığının  bir telefonuyla derhal kapattırılıyordu. (*) - Bilmem sizin de aklınıza, “tarih tekerrürden ibarettir” sözü geldi mi? İşte o dönemde 12 Eylül askeri yönetiminin hışmına uğrayan siyasetçiler, sendikacılar, gazeteciler, aydınlar hep birlikte bu zor koşullara direnme çabasındaydık ve karşılıklı diyalogumuz kesintisiz sürüyordu.  Benim sık görüştüğüm “ yasaklı politikacılar ”ın başında Süleyman Demirel ve Deniz Baykal geliyordu, sık sık telefonlaşırdık, Feyzan ile evlendiğimizde nikahımıza katıldılar, hatta Demirel nikah tanıdığımızdı,  bizi esprileriyle epey güldürmüştü. Yakın arkadaşlarımız bilir, dostlarla paylaşmayı, birlikte yiyip içmeyi seven bir çifttik, bu hep böyle devam ...