Ana içeriğe atla

Mutluluğun resmi ve bir ada öyküsü…




Babaannemin Güllü Masalları’nın sayfalarını bu kez Büyükada’daki Taş Mektep’te açıyoruz.  Büyükada’nın “asırlık” kitabevi  Ksidas’ın öncülüğünde, Adalar Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek buluşmada, oğlum Ali Erel’in eşi, sevgili gelinim Seda Bakan ile çocuklara, kitaplara ve yaşama dair konuşacağız. Beni çok sevindiren bu program öncesinde sizlere paylaşmak istediğim bir “ada öyküsü” var:



Oğlum Ali Erel dört yaşındaydı, Heybeliada’da tatildeydik, bir gün İstanbul’a gitmek üzere vapura bindik ve kitabımın 112. Sayfasındaki “Vapura Biniyoruz” başlığıyla dile gelen olayı aynen yaşadık. 



Harika Kitap’tan çıkan masal kitabım için pek çok kez dile getirdim, Esra Özek’in sihirli fırçasıyla renklenip canlanan masalların hepsi benim çocukluğumda başıma gelen  ya da çocuklarımla yaşadığım olaylardan kaynaklı. Çocuklar için kaleme aldığım bu masallar için anne babalardan gelen şu sözler ise doğrusu çok hoşuma gidiyor:


-Bizleri de çocukluğumuza döndürdünüz, o yıllar belleğimizde yeniden canlandı.


İşte böyle, ne mutlu bana… O günlerde yolunuz Büyükada’ya düşerse 3 Mayıs Pazar günü saat 14.00’de Taş Mektep’te buluşalım mı?







Yorumlar

  1. Kutluyorum. Hem dinleyenlerin hwm okurların bol olsun. İçten başarı dileklerimle.

    YanıtlaSil
  2. Canım Nursuncuğum diğer okuyanlar gibi beni de çocukluğuma götürdün.kalemine sağlık.Hele de Sedacığımla B.adada bu söyleşiyi gerçekleştirecek olmanız beni sevindirdi.Kıtluyorum.💞✌️✌️🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nursuncuğum demişsiniz ben de isminizle hitap edebilsem kucak dolusu sevgiler gönderecektim gönderiyorum ama isminizi bilmesem de😊

      Sil
  3. Nilgün Çelebi27 Nisan 2026 20:47

    Canım arkadaşım, harika bir söyleşi olacağına eminim. Keşke gelebilseydim ama o tarihte Abant’ta sınıf arkadaşlarımla buluşacağız. Seni yürekten kutluyorum. Nice kitaplarına… 🙏🏻❤️

    YanıtlaSil
  4. Bu güzel ve anlamlı söyleşide olacağım için şimdiden heyecanlanıyorum,çok ilgi göreceğini düşünüyorum bu harika kalemden çıkan masalların,başarılar Nursuncuğum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok heyecanlı ve mutluyum. İnşallah güzel yaşansın o gün☘️

      Sil
  5. Nursuncuğum harikasın…Kitabınla en temiz,en anlamlı,en gerçek çocukluk anılarıma döndüm. Seda’yla çok güzel bir söyleşi olacağına eminim. Şimdiden tebrikler…

    YanıtlaSil
  6. Nursun ablacığım ben Nazlı Gül harika bir kitap yazmışsınız adeta çocukluğumu yaşadım. Söyleyişin de kitabınız gibi güzel geçeceğine inanıyorum
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımsın Nazlıgül☘️

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Jackie, kanlı tayyör ve Kennedy suikastı

Koyu ela gizemli bakışlar, yumuşacık kulağa fısıldar gibi ses tonu ( hele Fransızca diksiyonu !), parlak gür saçlar, yaşama, aileye, dostlara, sanata ve estetiğe adanmışlık...  Oleg Cassini (*) imzası taşıyan zarif giyim stili ve Tiffany’s den “kiralanan” (*) görkemli mücevherleriyle muhteşem bir First Lady’nin Beyaz Saray salonlarında üç yıl boyunca, zarif ve ışıldayan salınışı. Evet evet, Jacqueline Bouvier Kennedy ’den söz ediyorum. Amerika’nın 35. Başkanı John Kennedy ’nin Beyaz Saraya taşıdığı, “ gelmiş geçmiş en muhteşem ve unutulmaz ‘First Lady’den.”   Mutluluklarını taçlandıran iki güzel çocukları, Caroline ve John JR da unutulmamalı!”  Beyaz Saray'da Kennedy'leri tanımlayan Camelot süreci, hem büyük mutlulukları hem de gizlenen hüzünleri barındırmıştı içinde. Küçük John'un, Başkan Kennedy Oval Ofis'te çalışırken masasının altına saklanışını gösteren kadar sevimli bir Beyaz Saray fotoğrafı var mıdır acaba?   Bu gözyaşartıcı tablo, Dallas’...

Osmanlı Mutfağından bir tarifle Olcay Baykal’ı anmak

12 Eylül sürecinde haber peşinde koşarken olağanüstü çaba harcıyorduk, askeri kaynaklardan bilgi almak aslanın ağzındaydı, güç bela edinilen bilgilerle haber yapmak ise kimi zaman ağır bedel ödetiyordu. Askeri yönetimin hoşlanmadığı haberler için gazeteler sıkıyönetim komutanlığının  bir telefonuyla derhal kapattırılıyordu. (*) - Bilmem sizin de aklınıza, “tarih tekerrürden ibarettir” sözü geldi mi? İşte o dönemde 12 Eylül askeri yönetiminin hışmına uğrayan siyasetçiler, sendikacılar, gazeteciler, aydınlar hep birlikte bu zor koşullara direnme çabasındaydık ve karşılıklı diyalogumuz kesintisiz sürüyordu.  Benim sık görüştüğüm “ yasaklı politikacılar ”ın başında Süleyman Demirel ve Deniz Baykal geliyordu, sık sık telefonlaşırdık, Feyzan ile evlendiğimizde nikahımıza katıldılar, hatta Demirel nikah tanıdığımızdı,  bizi esprileriyle epey güldürmüştü. Yakın arkadaşlarımız bilir, dostlarla paylaşmayı, birlikte yiyip içmeyi seven bir çifttik, bu hep böyle devam ...