Ana içeriğe atla

Yakup Odabaşı





Yakıp Odabaşı’na “bol şans” diliyoruz

CHP’nin Gölbaşı İlçe Başkanlığına aday gösterdiği Yakup Odabaşı bizim sitemizi de ziyaret ederek, yapacaklarını anlattı ve oy istedi.  Bizler de yeni belediye başkanından beklentilerimizi dile getirdik. 



Bunların başında sitemizi TED Kolejine bağlayan yolun tamirat ve bakımı geliyordu, söz aldık, bakalım gerçekleşecek mi?


Bunun dışında;


-Gölbaşı adı üstünde göl kıyısına kurulmuş bir ilçe iken, rant amacıyla verilen çok katlı bina izinleri nedeniyle Mogan Gölünün adeta görünmez hale gelişi

-İlçenin çeperindeki güzelim buğday tarlalarının rant amaçlı imar izinleri nedeniyle birer birer yok edilişi ve yerlerine dikilen 40-50 katlı gökdelenler 

-Çok sık mağduru olduğumuz elektrik kesintileri

-Sitemizin tam önünden geçen fiber optik kabloya karşın, internet sistemine düzgün bağlanamayışımız, 

-Toplu ulaşımın yetersizliği 

-Mogan ve Eymir gibi Ankaralılara  doğanın armağanı olan iki güzel gölün spor, turizm ve rekreasyon açısından adeta “sıfır düzeyde” değerlendirilişi

-Gölbaşı merkezde yeni yürürlüğe giren tramvay hattının güzergahının son derece yanlış seçimi


Gibi pek çok şikayet ve isteğimizi dile getirdik.


Doğma büyüme Gölbaşı’lı olan Yakup Odabaşı bizlerle buluşmaya eşi Seher Hanımla birlikte geldi ve eşini “Ben eğer başarılı olduysam eşimin payı büyüktür, kendisine teşekkürü borç bilirim” diye takdim ederek yüreklerimizi fethetti.  Odabaşı’nın  bizlere verdiği şu sözü ise not ettik, unutmayacağız:


-Açık konuşacağım, işin artık partisi filan artık kalmadı, ya dürüst insanlar yönetecek, ya bunlar… Bizim sevdamız vatan sevdasıdır. Gölbaşı ilçemizde yapılan pek çok iş rant amaçlıdır. Ben bunu yapmayacağım, kimsenin bu amaca dönük talimatını dinlemeyeceğim. Bu sözü buradan açıkça veriyorum…



Eh, bu durumda bizlere eski MHP’li olsa da şimdi CHP adına Gölbaşı’nı yönetmeye talip olan Yakup Odabaşı’na oy vermek düşecek, kendisine bol şans diliyoruz. 

Yorumlar

  1. Evet canım ,hepimizin duygularını dile getirmişsin,teşekkür ederiz.Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. KALEMİNE SAGLİK SOZCUMUZ OLDUN. İNSALLAH YERİNE GETİRİR..EN ÖNEMLİSİ YOLUMUZ…TESEKKURLER..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Jackie, kanlı tayyör ve Kennedy suikastı

Koyu ela gizemli bakışlar, yumuşacık kulağa fısıldar gibi ses tonu ( hele Fransızca diksiyonu !), parlak gür saçlar, yaşama, aileye, dostlara, sanata ve estetiğe adanmışlık...  Oleg Cassini (*) imzası taşıyan zarif giyim stili ve Tiffany’s den “kiralanan” (*) görkemli mücevherleriyle muhteşem bir First Lady’nin Beyaz Saray salonlarında üç yıl boyunca, zarif ve ışıldayan salınışı. Evet evet, Jacqueline Bouvier Kennedy ’den söz ediyorum. Amerika’nın 35. Başkanı John Kennedy ’nin Beyaz Saraya taşıdığı, “ gelmiş geçmiş en muhteşem ve unutulmaz ‘First Lady’den.”   Mutluluklarını taçlandıran iki güzel çocukları, Caroline ve John JR da unutulmamalı!”  Beyaz Saray'da Kennedy'leri tanımlayan Camelot süreci, hem büyük mutlulukları hem de gizlenen hüzünleri barındırmıştı içinde. Küçük John'un, Başkan Kennedy Oval Ofis'te çalışırken masasının altına saklanışını gösteren kadar sevimli bir Beyaz Saray fotoğrafı var mıdır acaba?   Bu gözyaşartıcı tablo, Dallas’...

Mutluluğun resmi ve bir ada öyküsü…

Babaannemin Güllü Masalları ’nın sayfalarını bu kez Büyükada ’daki Taş Mektep ’te açıyoruz.  Büyükada’nın “ asırlık ” kitabevi  Ksidas ’ın öncülüğünde, Adalar Belediyesi ’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek buluşmada, oğlum Ali Erel ’in eşi, sevgili gelinim Seda Bakan ile çocuklara, kitaplara ve yaşama dair konuşacağız. Beni çok sevindiren bu program öncesinde sizlere paylaşmak istediğim bir “ada öyküsü” var: Oğlum Ali Erel dört yaşındaydı, Heybeliada ’da tatildeydik, bir gün İstanbul ’a gitmek üzere vapura bindik ve kitabımın 112. Sayfasındaki “ Vapura Biniyoruz” başlığıyla dile gelen olayı aynen yaşadık.  Harika Kitap ’tan çıkan masal kitabım için pek çok kez dile getirdim, Esra Özek ’in sihirli fırçasıyla renklenip canlanan masalların hepsi benim çocukluğumda başıma gelen  ya da çocuklarımla yaşadığım olaylardan kaynaklı. Çocuklar için kaleme aldığım bu masallar için anne babalardan gelen şu sözler ise doğrusu çok hoşuma gidiyor: - Bizleri de çocukluğumuz...

Osmanlı Mutfağından bir tarifle Olcay Baykal’ı anmak

12 Eylül sürecinde haber peşinde koşarken olağanüstü çaba harcıyorduk, askeri kaynaklardan bilgi almak aslanın ağzındaydı, güç bela edinilen bilgilerle haber yapmak ise kimi zaman ağır bedel ödetiyordu. Askeri yönetimin hoşlanmadığı haberler için gazeteler sıkıyönetim komutanlığının  bir telefonuyla derhal kapattırılıyordu. (*) - Bilmem sizin de aklınıza, “tarih tekerrürden ibarettir” sözü geldi mi? İşte o dönemde 12 Eylül askeri yönetiminin hışmına uğrayan siyasetçiler, sendikacılar, gazeteciler, aydınlar hep birlikte bu zor koşullara direnme çabasındaydık ve karşılıklı diyalogumuz kesintisiz sürüyordu.  Benim sık görüştüğüm “ yasaklı politikacılar ”ın başında Süleyman Demirel ve Deniz Baykal geliyordu, sık sık telefonlaşırdık, Feyzan ile evlendiğimizde nikahımıza katıldılar, hatta Demirel nikah tanıdığımızdı,  bizi esprileriyle epey güldürmüştü. Yakın arkadaşlarımız bilir, dostlarla paylaşmayı, birlikte yiyip içmeyi seven bir çifttik, bu hep böyle devam ...