Ana içeriğe atla

Bodrum elden gitmiş!


Birkaç günlüğüne geldiğimiz Bodrum’dan üzüntüyle ayrılıyoruz, ne acı😪 


Devlet, Diyanet, nüfuzlu müteahhitler, Türk, Ukraynalı, Rus para babaları, hepsi elele vermiş, bir zamanların güzelim küçücük kasabasında betonsuz alan bırakmamaya ant içmişçesine yeşile saldırıyorlar…


Plajları, kumsalı, rüzgarıyla tanınan Kargı Koyu Diyanet Vakfının (kimbilir kaça malolan?SAYIŞAY denetimine kapalı!!!) muhasarasına uğramış durumda. Plajda “İslami Külliye” adı altında her türlü estetikten uzak devasa bir beton Çin Seddi uzanıyor.


Güzel Sanatlar Akademisinin çevresinden, aşağıdaki masmavi koya inen hektarlarca makilik arazi toplu konut alanı olarak nasıl oluyorsa (bir Varank’tan diğerine) peşkeş çekilmiş! 


Mandalina bahçeleri bir bir yok edilip, otel, restoran, siteye dönüştürülüyor.


Tekrar tekrar tamir görüp genişletilen asfalt yollar, AVM ler, bilmem kaçıncı imar affı sayesinde saldırgan biçimde binalara çıkılan ilave katlar… 


Gereken kalitede düzeyde kadro istihdam etmeyip, düzgün sağlık hizmeti veremese de her gün bir yenisi mantar gibi türeyen dev hastane binaları…



Bodrum’a daha Milas’tan girerken, gözünüze çarpan bir kaç bin yataklı dev zincir otellerle bu savaş en baştan yitirilmişti, şimdi sıra merkezde!


Bir ülkeyi yönetenlerle ahali el ele verip geleceğini böylesine mi baltalar?


Daha ne demeli ne anlatmalı bilmem…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Külliye’ye içerden bakış: Erdoğan’a: “Sistem yürümedi, Türkiye’yi seçime götürmeli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  “Başdanışmanı” olarak Beştepe’de    7 yıl süreyle  görev yapan İlnur Çevik’le konuştuk. “ Bu sistem yürümedi ” diyen Çevik durumu, “Erdoğan’ın en kısa zamanda Türkiye’yi seçime götürüp sistemi rayına oturtması şart, eğer torunlarını şu kadarcık! bile seviyorsa bunu yapmalı, aksi halde eyvah! ” diye özetliyor.  DEM Parti ile yürütülen “çözüm süreci” için, ortada bir plan taslağı bulunmadığını savunan Çevik’e göre, her zamanki “Kervan Yolda Düzülür” mantığı yine ağır basıyor. …Acaba Külliye’de çalışma sistemi nasıl? Cumhurbaşkanı gündemini nasıl belirliyor? Yüksek İstişare Kurulu diye bir kurul var, orada ve  pek çok kişinin üye olarak yer aldığı diğer kurullarda neler görüşülüyor? Erdoğan, Atatürk ismini neden diline almak istemiyor?Beştepe’nin bodrumunda gerçekten tam teşekküllü bir hastane var mı?…  Gibi pek çok soru aklımı kurcalıyordu, “ İlnur Çevik nasılsa görevi bıraktı, artık belki konuşur ” diye düşün...

Kadir Şengün’ün ardından: Bir çeyrek sucuk hikayesi! (1)

Acı haberi  meslektaşım  Yusuf Yalkın verdi,  (Kadir Şengün ölmüş, üstelik öldüğü günler sonra farkedilmiş!)  donup kaldım.   Oysa Sıhhiye ’de birbirine yakın sokaklarda oturmuştuk, ağabeyim Mehmet Alev ’in Atatürk Lisesi nden arkadaşıydı, yıllarca pek çok gazetede birlikte çalışmıştık ama ben ailesinden hiçkimseyi tanımıyordum, tek bildiğim ayrıldığı eşinden olan kızı ve oğlunun Belçika’da yaşadıkları ve babalarına “ bizi öyle sık sık arama, biz iyiyiz ” deyip, irtibatı kestikleriydi. . -E, peki,  evinde günler önce yaşama veda eden, kimselerin artık yokluğundan haberdar olmadığı  ( hoş, varlığını da bilmezdi pek çokları ) Kadir’in ölümü ailesine nasıl haber verilecekti? Neyse ki “kaçınılmaz son” karşısında hemen harekete geçiliyor, yapılacaklar yapıldı, meslektaşımız bu sabah erken bir saatte, pek az kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. Kadir artık yok! Oğlum Ali’nin düğünündeyiz Oysa yıllar içinde acı-tatlı neler neler yaşadık, ne sırla...

Jackie, kanlı tayyör ve Kennedy suikastı

Koyu ela gizemli bakışlar, yumuşacık kulağa fısıldar gibi ses tonu ( hele Fransızca diksiyonu !), parlak gür saçlar, yaşama, aileye, dostlara, sanata ve estetiğe adanmışlık...  Oleg Cassini (*) imzası taşıyan zarif giyim stili ve Tiffany’s den “kiralanan” (*) görkemli mücevherleriyle muhteşem bir First Lady’nin Beyaz Saray salonlarında üç yıl boyunca, zarif ve ışıldayan salınışı. Evet evet, Jacqueline Bouvier Kennedy ’den söz ediyorum. Amerika’nın 35. Başkanı John Kennedy ’nin Beyaz Saraya taşıdığı, “ gelmiş geçmiş en muhteşem ve unutulmaz ‘First Lady’den.”   Mutluluklarını taçlandıran iki güzel çocukları, Caroline ve John JR da unutulmamalı!”  Beyaz Saray'da Kennedy'leri tanımlayan Camelot süreci, hem büyük mutlulukları hem de gizlenen hüzünleri barındırmıştı içinde. Küçük John'un, Başkan Kennedy Oval Ofis'te çalışırken masasının altına saklanışını gösteren kadar sevimli bir Beyaz Saray fotoğrafı var mıdır acaba?   Bu gözyaşartıcı tablo, Dallas’...